Şehir Korsanı(Knight Templar / The Avenging Saint (1930))Solukları hızlanmıştı.- Çok soğuksun, ama ben seni kollarımın arasına alıp kıvrandıra kıvrandıra ısıtmasını bilirim. Sana sıcak, yumuşak ve seven b...(devamı)
Cinayet Üçüzdü(A Kiss Before Dying (1953))Eve dönünce kapsülleri hazırladı. Beyaz tozu, kâğıttan yaptığı bir huniyle küçük jelatin kapsüllere doldurdu ye sonra kapsülleri kapattı. Bu işi ta...(devamı)
Bir Ölü ile Evlendim(I Married a Dead Man (1948))Kimsiniz?Nereden geliyorsunuz? Burada ne yapıyorsunuz? Hér mektupta karşılaştığı bu üç soru onu korkunç ve büyük bir şüphenin pençesine düşürüyordu...(devamı)
Casus Casusa Karşı(A Forest of Eyes (1950))Genç mühendis kalbinin duracağını sandı. Elinde olmaksızın uzanarak , atılan şeyi havada yakaladı. Bu bir yağmurluktu. Ne yaptığının farkına bile v...(devamı)
Sarışın Maggie'ye Ne Oldu?Kitap Irish'in "Sarışın Maggie'ye Ne Oldu?" adlı bir novellası ile , 3 adet öyküsününden (Johnny'nin Son Şansı, İhtiyarın Konuğu Kimdi?, Cesetten K...(devamı)
Av(Assignment: Murder (1956))Dr. Gregory'nin av merakı, hastanede sonuçlanınca ortaya iki ihtimal çıkıyordu. Ya 60 metre uzaklıktan bir yaban domuzuyla insanı ayırt edemeyen ac...(devamı)
Suç Delilleri(Make a Killing (1961))İlkin, genç kızın güvertede yürürken ayağı kayarak denize düşmüş olabileceğini düşünerek korktu, ama Elaine'in gemide ne kadar büyük bir rahatlıkla...(devamı)
Gerçek Aşk(Three Beds in Manhattan (1964))J. K. C. hafif bir sesle pek az konuşurdu. Bölme duvarlarının inceliğine rağmen adamın söylediği sözler, öteki akşamlar Boston'a telefon ettiği zam...(devamı)
Cellatlar da Ağlar(The Farm-House (1947))Daha omletin ilk lokmasını ağzıma atarken cam büyük bir gürültüyle kırıldı ve karşı duvara yeni bir kurşun saplandı. Artık şüphe yoktu. Birisi beni...(devamı)
Oldu Bitti(Kiss the Blood off my Hands (1948))-Nefesi yerine geldi. Tekrar koşturmak için kolunu tutmak istedim. Silkinerek elimden kurtuldu.-Bırak beni! Artık seninle beraber gelmem.-İş çıkarm...(devamı)
4 Ölüye 1 Katil(The Girl in 304 (1956))Aşağı yukarı bir saat sonra hiç beklemediği bir ziyaretçi kapıyı açıp odasına gelmişti. Cox,tamamen bilinçsizdi. Çok içkili ve uykusuzdu da.Ağzının...(devamı)
Puhu Kuşunu Duyuyor musun?(Hörst du den Uhu (1969))Dikenli teli binbir dikkatle aştım. Tabana kuvvet koşmaya başladım. Toprak esnekti, yumuşacıktı, ayaklarıma su yürüyordu. Dizlerime kadar battım. O...(devamı)
Hayatta Kalanlar(The Rule of the Pagbeasts / The Fittest (1955))Stan sapsarı olmuştu. Gloria, o ve ben birinci kattaki bir odadaydık. Carol bir polis nezaretinde gitmişti. Şansımız varsa geri dönerdi. Dış kapı v...(devamı)
Topuklu Ayakkabıyla Gelen Ölüm(Death in High Heels (1941))İkiye katlı bir kağıdı açtı,okudukça sararıyordu. Satıcı kızlarla mağazada yapmış, olduğu konuşmayı hatırladı. "Ben onu severdim" diyen Rachel ve "...(devamı)
Casuslar Savaşı(Mission to Venice (1954))John Tregarth'ı uzun yıllardır görmediği halde hemen tanımıştı. Gözleri kapalı yatıyordu. Don Üzerine eğilip koluna dokundu:- John beni duyuyor mus...(devamı)
İpuçları Onun Elinde(Le Cimetière des durs (1968))Çamur bir yerden geçmek isterken hafifçe tökezlendi ve aynı anda sol yanından gelen gürültüye doğru korkarak döndü. Bu silâh namlusundan başka bir ...(devamı)