şütücü karayel Tuba Koray’ın arkasından bir kere daha esti. Hava sertleşiyordu. Genç kadın eşofmanının başlığını kafasına çekip yürüyüşünü hızlandırdı. Saat yirmi üçe yaklaşıyordu ve gecenin bu saatinde Erenköy’deki sokakta kimseler yoktu.
Tuba’nın içini hafif bir ürperti kapladı.
Ama ürpertisinin sebebi ne gittikçe artan kış gecesinin ayazı ne de sokağın tenhalığıydı. Kulaklarına yansıyan o ayak seslerini tekrar duymuştu. Başını çevirip üçüncü kez arkasına baktı. Yine kimseyi göremedi, sokak bomboştu...