"Hisarüstü Cinayetleri" Adlı Kitabın Yazarı "Cüneyt Ülsever" ile Röportaj
Babam matematik bildiğime inansın diye polisiye yazıyorum
Hürriyet-27 Nisan 2008
Geçen hafta, beni baştan çıkaracak bir kitapla karşılaştım. Yazar Cüneyt Ülsever’den ve raflarda yerini alan son polisiye romanı "Hisarüstü Cinayetleri"nden söz ediyorum. Vakit darlığından, gerçek suç öykülerine dayanmayan polisiyeleri pek okuyamıyorum. Ancak bu kez durum farklı.
John Buchan'ın 1915 tarihli casusluk gerilimi 39 Basamak, geçtiğimiz aylarda Kenter Tiyatrosu ve İş Sanat'ta sahnelendi. Patrick Barlow'un tiyatroya uyarladığı eser, romandan ziyade Alfred Hitchcock'un filminin uyarlaması sayılıyor. Hitchcock, 1935 tarihli filminde, Buchan'ın öyküsünü mizahi bir yorumla sunmuştu. Barlow'un oyunu ise, bu mizahı daha ön plana çıkarıyor.
Mehmet Birkiye yönetiminde dört oyuncunun, Hakan Gerçek, Demet Evgar, Bülent Şakrak ve Okan Yalabık'ın oynadığı 39 Basamak, 8. Lions tiyatro ödüllerinde iki ödül kazandı. 15 Nisan Salı günü Akatlar kültür merkezinde yapılan ödül töreninde, Komedi Erkek Oyuncu dalında Bülent Şakrak, Koerografi dalında Cihan Yöntem, ödüllerini aldılar.
İkinci oyunumuz, Tiyatro Kırmızı'nın sahneye koyduğu Ölüm Tuzağı. Ira Levin'in 1978 tarihli oyunu, 1981 yılında Adana'da sahnelenmiş, Adana Devlet Tiyatrosu'nun yerleşik oyuncularla sahnelediği ilk oyun olmuştu. Tiyatro Kırmızı'nın Neil S. Fleckman tarafından yönetilen oyununda altı oyuncu yer alıyor: Ebru Devrim Seyman, İlker Erçman, Kıvılcım Çilingir, Eylem Araz, Tuncay Vicnelioğlu ve Murat Şahan.
Ölüm Tuzağı, 3 ve 10 Mayıs cumartesi günleri Beyoğlu Tiyatro Kahve'de (0212 2451314) izlenebilir. 39 Basamak'ın önümüzdeki aylardaki programı belli olduğunda duyurmaya çalışacağız.
------------------------o------------------------
Henning Mankell ile Röportaj
Son Mankell romanının dilimizde çevrilmesi üzerine neredeyse iki yıl geçti. Altın Yayınevi'nin bize bildirdiğine göre, Mankell'in tüm yayınları çevrilmiş, piyasaya sürülmesi için doğru zaman bekleniyormuş. Belki bu zamanı hızlandırma ümidiyle sitemiz, 2000 yılında Mankell ile yapılan bir röportajı yayınlamayı uygun gördü. Yayın hakkını sitemize veren gazeteci Günter Kaindlstorfer'e sonsuz teşekkür ediyoruz.
Bilimkurgu yazınının en büyük ustalarından Arthur C. Clarke, 1956'dan beri yaşamakta olduğu Sri Lanka'da, bugün (19/03/08) hayata gözlerini yumdu. 90 yaşındaki yazarın ölüm nedeni, solunum yetmezliği olarak duyuruldu.
Clarke, bir bilimkurgu yazarından çok daha fazlası olmayı başarmıştı. Gerçeğe dönüşmesinden onyıllar evvel, 1945'te, dünya yörüngesindeki iletişim uydularından bahsediyordu.
1968'de Stanley Kubrick ile birlikte kaleme aldıkları, aynı sene Kubrick tarafından filme alınan 2001 Uzay Destanı, aya yapılan seyahatin arefesinde, ay yolculuğunu konu alıyordu. Roman, Clarke'ın 40'lı yıllarda kaleme aldığı öykülerinden esinlenerek kaleme alınmıştı. Neil Armstrong, yazarın, "Aya yolculuğun temel fikrine kaynaklık ettiğini" açıklamıştı.
Clarke, son dönemde, "uzay asansörü" fikri üzerinde çalışırken, "Son Teorem" adını vereceği bir roman yazmaktaydı. Romanı "Son romanım olabilir; ama bunu daha önce de söylemiştim" sözleri ile duyurmuştu.
Kenneth Branagh, BBC One kanalı ile üç Henning Mankell uyarlaması çekmek üzere anlaştı. Branagh, Mankell'in detektifi Kurt Wallander'in bir hayranı olarak, İsveç'te yazarla da görüştü.
Mankell'in İsveç'te geçen üç romanı, One Step Behind, Firewall ve Sidetracked; önümüzdeki sene İsveç'te yapılacak çekimlerden sonra 90'ar dakikalık TV filmleri olarak yayınlanacak.
Branagh, Wallander'ın mükemmel derecede karmaşık ve zorlayıcı bir karakter olduğunu, uzun zamandır hayranı olduğu detektifi oynamaktan onur duyacağını açıkladı.
Seçilen üç roman, Mankell'in Kurt Wallander serisinin 5, 7 ve 8. romanları:
Serinin 5. romanı Sidetracked (Villospår), dilimize Yanlış Yol olarak çevrilip, Altın yayınevi tarafından 2002 yılında basıldı.
Yedinci Wallander romanı One Step Behind (Steget after) ise Bir adım geriden adı ile aynı yayınevi tarafından 2003 yılında dilimize kazandırılmıştı.
Bu roman daha önce Birger Larsen tarafından beyazperdeye uyarlanmış; ülkemizde gösterime girmemekle beraber, Düet Film tarafından vcd ve dvd piyasasına sürülmüştü.
Serinin sekizincisi, Firewall (Brandvägg) ise henüz Türkçe çevirisi olmayan Wallander romanlarından.
Henning Mankell'e sitemizde ayırdığımız sayfa için tıklayınız.
------------------------o------------------------
Phyllis A. Whitney Vefat Etti
Phillis A(yame) Whitney 8 Şubatta zatürreeden hayatını kaybetti. Japonya doğumlu Amerikalı yazar 104 yaşındaydı.
"Amerikan Gotik Edebiyatının Kraliçesi" diye adlandırılan Phyllis A. Whitney, yazarlık kariyerine gençlik kitapları ile başladı. 1946 yılında Red is for Murder ile ilk polisiye romanını yazdı. Mystery Writers of America tarafından verilen Edgar ödülünü gençler için polisiye romanları kategorisinde iki defa kazandı. 1988 yılında ise Grand Master ünvanına layık görüldü.
Yetmişi aşkın polisiye eseri bulunan yazarın sitemizdeki sayfası için tıklayın.
------------------------o------------------------
Elmas Hançer Kinsey'in
İngiltere "Crime Writers' Association" tarafından verilen Cartier Diamond Dagger, Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nü Kinsey Millhone seri romanlarıyla tanıdığımız Sue Grafton kazandı. Haberi aldığında bunun bir şaka olduğunu düşünen yazar, yayıncısından gelen emaili üç defa okuduğunu ve adresi kontrol etme ihtiyacı duyduğunu itiraf etti.
TV dizileri için senaristlik yaparken polisiye roman yazmaya başlayan Grafton, hard-boiled detektif Kinsey serisinin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: "İlk eşimden boşandığımda aylarca yatağa çakılarak onu nasıl öldüreceğimi kurguladım. Ama bir şekilde yüzüme gözüme bulaştıracağımı ve sonunda yakalanacağımı bildiğim için yazıya dökmenin daha kolay olacağına karar verdim." Romanları 28 ülkede,26 değişik dile çevrilen Grafton bütün ısrarlara rağmen kitaplarının televizyon ve film haklarını satmayı kabul etmiyor. Geçtiğimiz Aralık ayında alfabetik serinin en yeni macerası "T is for Trespass" yayınlanırken, Grafton Z'ye kadar yazmaya kararlı. Hayranları ise serinin son iki kitabıyla büyük çapta düşüşe geçen Kinsey'in eski günlerine dönmesini umuyor.
Polisiye kısa hikayelerin tartışılmaz en büyük yazarlarından Edward D. Hoch, 17 Ocak günü evinde geçirdiği ani bir kalp krizi sonucu yaşamını kaybetti. Yazdığı hikayelerin sayısı bini aşan yazarın, 1971-1983 yılları arasında Ellery Queen’s Mystery Magazine'in her sayısında bir öyküsü yayınlandı. Hoch hikayelerinde bilimkurgu ve fantastik öğelere de yer vermesine rağmen daha çok klasik polisiye kalıpları içerisinde kaldı. 1920 ve 30ların Altın Çağ yazarlarının polisiye kurguda bilmecenin en önemli unsur olduğu görüşünü paylaştı.
Yarattığı yirmiyi aşkın seri karakter arasında, "Wandering Jew" efsanesinden yola çıkarak oluşturduğu, 2000 yaşındaki okult detektif Simon Ark, 20-30 bin dolar karşılığında, maddi açıdan değersiz olmak kaydıyla istediğiniz her şeyi çalabilecek olan hırsız Nick Velvet, cinayet masasında görevli Yüzbaşı Leopold, İngiliz gizli servis ajanı Jeffrey Rand, Bilgisayar-Soruşturma Bürosu'nda çalışan polis Carl Crader, nam-ı diğer "Computer Cop", Ross MacDonald romanları hastası ve çok zeki olduğu için zaman zaman suçluluk duyan özel detektif Matthew Prize önde gelenlerdir.
Edgar-Grand Master ve Shamus -The Eye ödülleri sahibi yazarın ne yazık ki dilimize çevrilen fazla eseri bulunmamaktadır.
------------------------o------------------------
Harlan Coben MWA Başkanı Seçildi
'Mystery Writers of America' 1946'dan bu yana Edgar Allan Poe anısına verdiği "Edgar" ödülleri ile tanınıyor. Çoğunluğunu yazar, editör ve yayıncıların oluşturduğu 3,000'i aşkın üye arasından her sene farklı bir başkan seçiliyor. Üyeler bu yıl Harlen Coben ile bir diğer popüler gerilim romanları yazarı Nelson DeMille arasında oy kullandılar.
Kendisi de Edgar ödülü sahibi olan Coben'in kitapları 37 dilde baskı yaparken en az 12 ülkenin çoksatanlar listesinin üst sıralarında yer aldı.Harlan Coben bir yıl sürecek olan başkanlık görevine Şubat 2008 itibarı ile başladı.
Emrah Serbes'in Ankara'lı polis komiseri Behzat Ç.'yi, yazarın ilk romanı Her Temas İz Bırakır'da hayatının trajik bir anında bırakmıştık.
Kahramanımızı şimdi kaldığımız yerden, Son Hafriyat isimli macerasında okuyacağız. Serinin ikinci romanı, ilki gibi İletişim yayınevinden, önümüzdeki Şubat ayında yayımlanacak.
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği'nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı...
Her Temas İz Bırakır'da başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabii dellenmeleriyle...
Bu bir AnKara polisiyesidir...
Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros'la Sakarya caddesinden Ayaş'a kadar altını üstüne getiriyor Ankara'nın.
Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara'nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı...
Sadece onlar da değil ama... Kendine "Red Kit" diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... Belli, polisle bir meselesi var.
Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu'na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane'ın hayalini kurarak, kötü Renault'yla Ankara'da fink atıp Red Kit'i arıyor.
Bir AnKara polisiyesi...
------------------------o------------------------
II. Abdülhamid’in el yazması 600 polisiye romanı vardı
=ZAMAN PAZAR=
MUSA GÜNER (resimde: Erol Üyepazarcı)
Birçok ilginç özelliği olan II. Abdülhamid’in en dikkat çekici merakı, tam bir polisiye roman tutkunu olması. Sultan’ın kütüphanesinde özel olarak çevirtilmiş 600 tane polisiye roman bulunuyor. Bugün çoğu İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde bulunan bu kitapların hepsi de elyazması ve tek nüsha...
haberin tümü
------------------------o------------------------
İstila!
Polisiyenin, en azından özgün olanının, yazınımızda çok önemli bir yer tuttuğu söylenemez. Korku/gerilim türünde ise, daha da az örnek var elimizde.
Bu az sayıdaki örneklere, geride bıraktığımız yılın son aylarında biri daha katıldı: "İstila"
Bülent Sabırlı, aklına düşüveren bir kurgunun peşine takıldı; Kitapkokusu.com'dan Ayfer Kafkas, kendisiyle bir söyleşi yaptı, bize de yayınlamak düştü. Kendisine teşekkür ederiz.
İstila'yı daha yakından tanımak isteyen okurlarımız ise, forumumuzun Korku, Gerilim ve Bilimkurgu Edebiyatı başlıklı kısmında romanın ilk bölümlerini bulacaklar.
------------------------o------------------------
Poe'nun gizemli ziyaretçisi
Edgar Allan Poe'nun dünkü (19 Ocak) 199.ncu doğum yıldönümünde, yazarın gizemli ziyaretçisi, yine kendini ele vermeden, mezara üç tane gül ve yarısı dolu bir kanyak şişesi bırakmayı başardı.
Yazarın doğum yıldönümlerinde gerçekleşen bu ziyaretlerin tarihi epey eskilere dayanıyor. Emekli bir kilise tarihçisi olan Sam Porpora, mezarlığa ilgi çekmek amacı ile 1970'lerde bu ziyaretleri kendilerinin organize ettiğini, ancak bu geleneği üstlenen şimdiki ziyaretçiyi tanımadığını açıklamıştı. Bu iddia, Poe müzesi küratörü Jeff Jerome tarafından yalanlanırken, ziyaretlerin tarihinin en azından 1949'a kadar uzandığını açıkladı.
1950 tarihli Baltimore Evening Sun gazetesindeki bir haber, gizemli ziyaretçinin o tarihlerde de var olduğunu doğruluyor. Ziyaretçi bu seneki ziyaretinde bir mesaj bırakmadı. 1993'te bıraktığı notta "Meşale devredilecek" yazan esrarengiz şahsın 1998'de ölüp, görevi oğullarına devrettiği düşünülüyor.
------------------------o------------------------
Rock & Roll Cinayetleri
Müzik eleştirmeni, fantastik ve bilimkurgu romanları yazarı Patricia Kennealy-Morrison tarzını değiştirerek polisiye türüne yöneldi. "The Rock & Roll Murders" adını verdiği, altmışlı yıllarda geçen serinin kahramanı Rennie Stride yazarın kendisi gibi bir gazeteci ve müzik köşesinden sorumlu. Adeta bir ölüm mıknatısı gibi her gittiği yerde cinayetlerle karşılaşan Rennie yakın arkadaşı Prax ile birlikte amatör detektifçiliğe soyunur.
Morrison soyadı okuyucularımıza yabancı gelmeyecektir. Efsanevi rock grubu The Doors'un efsanevi solisti Jim Morrison ile pagan bir törenle yaptığı evliliği resmileştirmek ve Morrison soyadını kullanmak için yasal alanda büyük savaş veren Kennealy-Morrison, ilk kez serinin birinci kitabı "Ungrateful Dead: Murder at the Fillmore" ile okuyucuların karşısına yalnızca Patricia Morrison olarak çıkıyor. Şunu da belirtmek gerekir ki The Doors hayranlarının çoğuna göre yalnızca bir tek Bayan Jim Morrison vardır: Pamela Susan Courson!.
Serinin ilk kitabıyla ilgili detaylı bilgi için bakınız.
------------------------o------------------------
Ölüm Sanatı Taklit Eder
Uzun bir aradan sonra yeni bir Val McDermid romanı Doğan Kitapçılık tarafından dilimize kazandırıldı. "Gölgeleri Öldürmek" te (Killing the Shadows) Kate Brannigan ve Tonny Hill gibi daha önce tanıştığımız seri roman kahramanları yer almıyor. Ama yine bir seri katil ile karşı karşıyayız. Yoğun şiddet içeren kurguları yüzünden eleştirilen McDermid, bu seferki seri katilini polisiye roman yazarlarının peşine takar. Katil bu yazarların roman karakterlerine uygun gördükleri grotesk ölüm biçimlerini, kendileri üzerinde gerçek hayata geçirmeyi hedeflemektedir.
“Kimin incindiğini biraz olsun umursamayan insanlar tarafından hayatı çalınanların vereceği tepkiyi kimse kestiremez. Arkasına yaslanıp işleri oluruna bırakan tiplerden değilim ve yaptıklarını onlara ödeteceğim. Kendimi belli edeceğimi sanmayın. Çok zekice davranacağım ve hedeflerimi dikkatle seçeceğim.
Bu sefer beni görmezden gelemeyecekler. Başlarından savamayacaklar. İsimlerini kanla yazıp açık ve net bir mesaj gönderecek ve onları başımdan savacak olan benim.” diyen seri katilin karşısına, sevgilisi de ölüm listesinde olan psikolog Fiona Cameron çıkar.
Yazarın "A Place of Execution" başta olmak üzere diğer kitaplarının da kısa zamanda dilimize çevirilip yayınlanmasını ümit ediyoruz.