|
|
Üçüncü nesil Koreli Amerikan olan Don Lee, ilk romanı Silinen Geçmiş (Country of Origin) ile ABD’de “En İyi İlk Roman” ödülünü kazanmış. Çocukluk yıllarını babasının görevi nedeniyle Tokyo ve Seul’de geçiren, orta eğitimini Japonya’daki Amerikan okulnda tamamlayan Lee, Silinen Geçmiş’te Japonya’da kuruyor sahneyi.
Anne ve babasını trafik kazasında kaybedince evlat edinildiğini öğrenen Amerikalı Üniversite öğrencisi Lisa’nın gerçek anne ve babasını bulmak için Tokyo’ya yaptığı yolculukla başlayan olaylar 1980 yılında geçiyor. Lisa’nın seyehatini finanse edebilmek için okulundan aldığı burs, Japonya kadınlarının sosyal konumunu araştırmakla ilgili. Lisa, araştırmasını yaparken kendisini seçkin Japon iş adamlarına ve politikacılara hizmet veren bir hostes kulübünde çalışırken bulacak ve hayatı ona tutkulu zengin bir adamın evinde aşırı dozdan sonlanacaktır. İşte bu noktada kız kardeşi girer devreye. Lisa’yı bulmaları için Amerikan Elçiliğini ve Japon dedektiflerini harekete geçirir. Böylelikle hikyenin iki renkli karakteriyle, elçilik memuru Tom Hurley ve dedektif Kenzo Oto’yla tanışırız. Ne var ki, düğümün çözülmesi için aradan 25 yıl [...]
Ömer Türkeş yazıları Cinairoman’da.
Ömer Türkeş’in polisiye edebiyatı ile ilgili yazılarını sitemizde yayınlamak, cinairoman’ın ilk aylarından beri aklımızdaydı, ancak fırsatımız oldu. Bunun üzerine ana sayfamızda göreceğiniz “Ömer Türkeş Yazıları” bölümünü açtık.
Ömer Bey’e yazılarını bize iletip yayınlamamıza izin verdiği için teşekkür ederiz.
İki ABD’li iktisatçının Marshal Jevons müstearıyla kaleme aldıkları “Marjinde Cinayet”, polisiye klasiklerine ve iktisat alemine yaptığı göndermelerle, parodik yaklaşımıyla, mizahla gerilim arasında tutturduğu dengesi ve polisiye kurgusuyla hem gerçekten de değişik, hem de çok başarılı bir polisiye.
Hikayeninkini tartışmadan önce yazar kimliğindeki muammaya bir çözüm getirelim; “Marshall Jevons; anlaşıldığına göre bir iktisatçı. Ama “Marshall Jevons” adında bir iktisatçı yok. Alfred Marshall büyük bir ekonomistti, William Jevons da öyleydi, ama birincisi 1924′de, ikincisi ise daha da önce, 1882′de ölmüştü, demek ki ilk baskısı 1978′de çıkan bu kitap onların işbirliğiyle yazılmış olamaz. O esrarı artık çözmüş bulunuyoruz; William Breit ve Kenneth Elzinga adlı iki yazar var. Elzinga, Virginia Üniversitesinde ekonomi profesörü, Breit de, eskiden [...]
İLGİNÇ VE BAŞARILI BİR YERLİ POLİSİYE DİZİ:
“TÜRKLERİN SHERLOCK HOLMES’İ AMANVERMEZ AVNİ”
Erol Üyepazarcı
Erol Üyepazarcı’nın, bu sene içinde Oğlak Yayınları’ndan çıkmasını beklediğimiz polisiye incelemesini (Bu yazı eski sitemizden taşındı; ilk yayınladığımızda Erol Bey’in “Korkmayınız Mr. Sherlock Holmes” isimli iki ciltlik polisiye incelemesi henüz yayınlanmamıştı), yayın dünyamızda büyük bir boşluğu dolduracağına inanarak, heyecanla bekliyoruz. Bu dev eserin “Amanvermez Avni” maddesinin taslağını Erol Bey’in izni ile sitemize taşıdık.
Ebülbehzat’ın devam etmeyen bu girişiminden sonra yeni bir polisiye dizi 1913 yılı sonlarında yayınlanmaya başladı; başarılı bir şekilde devam edip 10 kitaplık bir seri olarak 1914 yılında tamamlandı. Dizinin başarısının etkisi uzun yıllar sürdü ve onu taklit eden yeni diziler piyasaya çıktı. 1928 yılındaki “Amanvermez Sabri” ve 1944′de yayınlanan “Amanvermez Ali” dizileri bunun kanıtıdır.
Dizinin yazarı Ebüssüreyya Sami hakkında bulabildiklerimiz çok azdır. Yazarın gazeteci kökenli olduğunu sanıyoruz. 1909 Şubat’ında beş sayı çıkabilen Arz-u hâl isimli haftalık mizah gazetesinin başmuharriri olarak görülmektedir. Daha sonra Mart 1910 ile Ocak 1911 [...]
The Private Eye Writers of America tarafından dağıtılan, yalnızca özel hafiye romanlarını kapsayan ödül. Yazarlara The Eye, Yaşam Boyu Başarı Ödülü verilirken, 2007 yılından itibaren ismini Mike Hammer’ın ünlü hafiyesinden alan The Hammer ödülü kurgu detektif kahramanlara verilmeye başlandı.
YIL
EN İYİ ROMAN
EN İYİ İLK ROMAN
THE EYE
THE HAMMER
2009
Empty Ever After – Reed Farrel Coleman
Snow Blind – Lori Armstrong
Matt Scudder – Lawrence Block
2008
Soul Patch – Reed Farrel Coleman
Big City, Bad Blood – Sean Chercover
Joe Gores
Nameless – Bill Pronzini
2007
The Dramatist – Ken Bruen
The Wrong Kind of Blood – Declan Hughes
Stuart M. Kaminsky
Shell Scott – Richard S. Prather
2006
Güneşin Karanlığında – Michael Connelly
[...]
1. Simenon üzerine
a. Himmetini Ali tutanlar / Sayılar
İnternet’te, islami bir sitede, Himmetini Ali Tutanlar başlığı altında, bir insanın azmettiği takdirde neler yapabileceğine örnekler verilmiş. Örnekler arasında Georges Simenon’u görüyoruz. Deniyor ki yazar, hayatı boyunca 500′ün üzerinde eser vermiş; Maigret adlı romanını 6 günde tamamlamıştır.
‘Azimli yazar’ Georges Simenon, gerçekte 400′ün üzerinde yapıt vermiş: kendi adıyla yayımladığı 193 roman, onsekiz farklı takma isimle verdiği 200′ün üzerinde roman, özyaşamöyküsel yapıtlarını da sayarsanız dört yüzü geçiyor. ‘72 tarihli bir UNESCO araştırmasına göre, Lenin’in ardından, yapıtları en çok dile çevrilen ikinci yazar olmak gibi bir özelliği var; ayrıca okur sayısı olarak 500 milyon gibi bir rakam telaffuz ediliyor. Üretim hızına gelince, altı gün değil, bir günde tamamladığı roman dahi vardır.
Bu şaşırtıcı rakamlara bir ilave daha yapmak gerekir: 1977 yılında verdiği bir ropörtajda Simenon, o tarihe dek 10,000 kadınla birlikte olduğunu açıklamış, dünya çapında birçok gazeteye haber [...]
Polisiye roman beni çocukluk yıllarımda sardı. Belki oradan başlamalayım anlatmaya: 1970′li yıllarda, “Kare As” serisiyle. Başkan Yayınlarından yayınlanan, yazarı Fransız polisiye edebiyatı Grand Prix ödülü sahibi Odette Sorensen, çevirmeni Ali Topaloğlu, yeşil kapaklı kitapçıklardaki dört genç kız arkadaşın detektiflik maceralarını, yayınlandıkça hiç aksatmadan aldığımı ve tekrar tekrar keyifle okuduğumu hatırlıyorum. Şimdi düşününce, 30 Şubat’ın kahramanı Afsane’ye “Kupa Ası” adını takmam da böyle bir çocukluk esintisi olduğunu hissettim.
Ergenlik dönemimde ise beni hakikaten avcuna alan ilk polisiye “Fosforlu Cevriye”dir. Suat Derviş’in kaleminden Beyoğlu’nun fosforlu hikayesi, kahramanları ve her kelimesiyle işlediği romantik aşk, her bakıma, buram buram bir “noir’ı ilk tattığım eserdir. Ondan sonrasını her polisiyede aynı “noir” lezzeti, aynı keyfi yeniden ve yeniden yakalamak macerası diye özetleyebilirim.
İlk okuduğum polisiye roman Mickey Spillane’ den Kemal Tahir’in F.M.İkinci takma adıyla çevirdiği “Kanun Benim” dir. O zaman 15 yaşlarında bir yeni yetme delikanlı adayı idim. Çağlayan Yayınları çoğu erotik yayınlar olmak üzere ilginç bir yayıncılığa başlamıştı.
Yıl 1953-54. Parlak, tahrik edici kapakları olan ve 1 TL’sına gazete bayilerinde satılan kitaplar çıkarırdı. Bu kitaplardan ilkönce Charles Royer diye ikinci sınıf bir Fransız yazarının “İnsan Harası” diye bir romanını almış ve beğenerek okumuştum. “Kanun Benim” in ilk önce kapağı beni cezbetti. Elinde tabanca adamın biri koltuğa oturmuş karşısında da sarışın bir kadın soyunuyor(!). Bu o dönemler için bayağı iyi şeyler vaat eden bir kapaktı. Aldım, yer gibi okudum, sonra diğer Mike Hammer öyküleri yayınlandı, onları da aldım. Bilindiği gibi sonra işin suyu çıktı. Bizim yerli yazarlar yüzlerce sahte Mike Hammer öyküleri yazdılar, ben de Mike Hammer’den sıkılıp bıraktım.
Asıl polisiye roman tutkunluğum ise Georges Simenon ile tanıştıktan sonradır ve hâlâ onun üstüne yazar [...]
Hani bazı yazarlar vardır; birçok kitap yazmıştır, üretkendir çok. Türün kilometre taşlarındandır, kendisinden sonra gelen birçok genç yazara esin kaynağı olmasına rağmen, isimleriyle değil daha çok yarattıkları karakterlerle tanınır. Bir-iki romanını okumuşsunuzdur ama aklınızda hep, tüm kitaplarını kronolijik sıraya sokup, baştan alıp okumak vardır. Ama nedense bunu yapmaya bir türlü fırsat bulamazsınız; zaten sırada olan sayısız yazar/kitap varken, yeni bir “çıkış” romanı okunmalıdır ilk etapta, ‘ne çok kitap, ne az zaman’ın sıkıntısını yaşıyorsunuzdur. Arada aklınıza gelir, hayıflanırsınız, ilk fırsatta yazarın külliyatını edinip, okuyacağınıza bir kez daha karar verirsiniz.
İşte Robert B Parker da benim bu tür yazarlarımdandı. Chandler ve Hammett’ın tarzını benimseyen “Büyük Usta” Parker, özellikle Spenser serisi ile ün kazanmıştı. Zaten benim yazar ile dolaylı yoldan da olsa ilk tanışmam, çocukken izlediğim, Robert Ulrich’in canlandırdığı Spenser for Hire dizisi ile olmuştu. Fakat yazar sonraları bu diziyi hiç sevmediğini itiraf eder, Parker’a göre Spenser’ı en iyi oynayacak kişi Robert Mitchum olabilirdi [...]
Bir Şapka, Bir Pipo, Bir Pelerin
-Metin Alparslan-
Bir şapka, bir pipo ve bir pelerin! Bunlar, dünya tarihinin en tanınmış özel dedektifinin simgeleridir. Yediden yetmiş yediye kadar herkes onunla tanışmış; onun hikayelerinden birini konu alan bir filmi seyretmiş ya da bir onun yer aldığı hikayelerden birini okumuştur. Herkes onu seviyor, ona hayran; ancak çoğu, onun kim olduğunu bile tam olarak bilmiyor: O bir hayal, o bir
“Sherlock [...]
Lale Oraloğlu üç yıl evvel dün öldüğünde, çok çeşitli alanlarda elde edilen başarılarla dolu bir yaşamöyküsü kaldı geriye. Bunlar arasında bir de polisiye var, oraya elbet getireceğiz sözü, ama biraz Oraloğlu’nu hatırlayalım önce.
28 Eylül 1924 doğumlu sanatçımız, 15 Ocak 2007′de beyin kanamasından öldüğünde -hakkını vererek- 83 yılı geride bırakmıştı. Bir bakın hele:
7 yaşında piyano çalmaya başladı, konservatuvarda piyano ve şan eğitimi aldı. Muhiddin Sadak’ın korosunda 7 sene çalıştı.
Dame de Sion, Şişli Terakki, Saint Pulcherie, Nişantaşı Ortaokulu ve Alman Lisesi’nde okuduktan sonra İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, İngiliz Filolojisi’nden mezun oldu.
400 metre yüzme şampiyonluğu, gülle atmada Türkiye ikinciliği, Galatasaray Kız Kürek Takımı kürek kaptanlığı da var.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesinin İngiliz filolojisi bölümünden mezun oldu.
Operayı hedefleyerek devam ettiği tiyatro kursları vasıtasıyla Muhsin Ertuğrul’un dikkatini çekti; 1951 yılında açılan Küçük Sahne’de profesynel tiyatrocu olarak çalışmaya başladı.
Aynı yıllarda gazetecilik de yapıyordu; Galatasaray Spor dergisini yayınlıyordu. İstanbul Ekspres ve Yeni Sabah gazetelerinde de çalıştı.
50′li [...]
|
0kapaklar/kapak6705.gif
kapaklar/kapak6703.gif
kapaklar/kapak6700.gif
kapaklar/kapak6699.gif
kapaklar/kapak6696.gif
0kapaklar/kapak540.gif
kapaklar/kapak38.gif
kapaklar/kapak2116.gif
kapaklar/kapak114.gif
kapaklar/kapak352.gif
Rastgele bir kitap 
|
Son Yorumlar